Teknik Bilgiler

Tasarım Programları

GES Projelerinin hazırlanmasında teknik yetkinlik ne kadar önemli olsa da zamanlama, detay, hatasız tasarımlar ve hesaplamalar için bilgisayar ve yazılım teknolojilerinden faydalanılmaktadır. Yapay zekanın insanın yerini alacağı günler çok uzakta değil elbette. Ancak tasarımlarda, her tasarımın kendine özgü olması, kurumların ve yatırımcıların taleplerinin çok farklı olması insan faktörünün sistemin dışında yer alamayacağının da işareti diyebiliriz. GES projelerinde en çok tercih edilen bazı programlar ve özellikleri;

PVcase; AutoCAD tabanlı 3D güneş enerjisi tasarım yazılımıdır. Arazi ve Çatı üzerine Solar PV sistemlerinin kurulmasını planlamak, tasarlamak ve optimize etmek için daha hızlı ve kolay bir yol arıyorsanız PVcase yazılımının üç boyutlu tasarım kolaylıklarından faydalanarak, gölge analizi, hafriyat planı, masaların yerleşim koordinatları, kablo metraj hesabı gibi bir konuda avantaj sağlayabilirsiniz.

Helios 3D; kapsamlı özellikleri ve kullanım kolaylığı ile güneş enerjisi santral tasarımlarında yerleşim planlarının yapılmasında, manuel yerleşime kıyasla çok daha kısa sürede tasarımlar yapılmakta ve arazi yapısına uygun 3D çözümlerin üretilmesinde tasarım mühendislerine büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Yapılan tasarımın 3D izlenmesi ve detayların görüntülenmesine imkan vermektedir. 

Sketch-up; En kolay ve en esnek 3D modelleme programlarından birisi olarak kabul edilmektedir.  Mimarlar, tasarımcılar ve film yapımcıları için geliştirilen Skethcup ile pro versiyonunda ileri seviyelere tasarımlar yapılabilmektedir. Özellikle Çatı GES projeleri için tercih edilmektedir. Google Earth’ten de görüntü aktarılabilmekte, GES uygulanacak Çatılar için gölge unsurları ve diğer detalar rahatlıkla tasarlanabilmektedir.

ETAP; Yük akış analizleri, Kablo kesit hesaplama, Topraklama hesabı, röle ve koordinasyon hesabı ve kısa devre hesabı yapabileceğiniz bir yazılım. Bu program ile enerji santrallerinde kullanılacak olan malzeme ve ekipmanların seçimi daha güvenilir ve doğruluk oranı yüksek olarak yapılmaktadır 

PVsyst; GES projelerinde üretim simülasyonu yapabilen bir yazılımdır. Üç boyutlu hazırlanmış bir tasarımı aktararak istediğini çalışma kriterlerini belirleyip isterseniz bir yıllık, isterseniz 25 yıllık enerji üretimini P50’den P99’a kadar simüle edebilirsiniz. Simülasyon verilerini saatlik olarak üretip istediğiniz faklı analiz programlarında veri olarak değerlendirebilirsiniz. Üretim sırasında hangi aylarda ne kadar ışınım olduğunu ve tesisin ne kadar bir üretim yaptığını, üretimler sırasında oluşan enerji kayıplarını ve oranlarını görebilirsiniz. Bu program sayesinde seçilen ekipmanların ve tasarlanan yerleşim planlarının üretime sağladığı avantajları ve kayıpları analiz edebiliyorsunuz. 

PV Modüller 

2025 yılında PV Modüller, güneş paneli verimliliğini mevcut teknolojilere kıyasla iki katına çıkarmayı hedefleyen, tandem hücreler oluşturmak için perovskit katmanları silikon ile entegre etmek üzerine araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile gündem oluşturacak.

Şu anda en verimli ticari güneş panelleri yaklaşık %22 verimlilikle çalışmakta olan TOPCon panellerdir. Eşsiz boşluk doldurma kapasitesi, daha yüksek verimlilik sayesinde, TOPCon Güneş enerjisi teknolojisi önümüzdeki beş yıl PV sektöründe lider oyuncu olmaya devam edecek gibi görünüyor. Ancak, 2025 güneş enerjisi teknolojisindeki atılım, olağanüstü ışık emici özelliklere sahip bir malzemeye sahip, perovskit güneş hücreleri ile, potansiyel olarak %45'e varan verimliliklere ulaşarak bu sınırı daha önce görülmemiş seviyelere taşımayı hedefliyor.

Güneş panellerinin verimliliğini potansiyel olarak iki katına çıkaran bu ilerleme, güneş enerjisini daha uygun maliyetli ve çevre dostu hale getirmeyi vaat ediyor. Daha yüksek verimlilik aynı zamanda aynı miktarda güç üretmek için daha az panele ihtiyaç duyulması anlamına gelecek ve bu da güneş enerjisi çiftlikleri için alan ve malzeme gereksinimlerini azaltacak. Çevresel açıdan bakıldığında, artan verimlilik, güneş paneli üretimi ve kurulumu için daha küçük bir karbon ayak izine yol açacak, sera gazı emisyonlarını azaltmaya ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel çabalara katkıda bulunacak.

PV Modül Teknolojisi : Güneş Enerjisinin Geleceği

Son yıllarda, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı hızla artıyor ve bu artışın en önemli itici gücü güneş enerjisi. Güneş enerjisinin en temel bileşeni ise fotovoltaik (PV) modülleri. PV modülleri, güneş ışığını elektriğe dönüştüren cihazlar olup, dünya çapında birçok enerji santralinin temel yapı taşlarını oluşturuyor.

PV Modül Nedir ve Nasıl Çalışır?

PV modülleri, güneş ışığını doğrudan elektriğe dönüştüren cihazlardır. Temelde, silikon tabanlı hücrelerden oluşurlar ve bu hücreler, güneş ışığına maruz kaldığında elektrik akımı üretir. PV modülleri, birden fazla hücrenin seri veya paralel bağlanmasıyla daha büyük sistemler oluşturur ve bu sistemler, evlerden santrallere kadar birçok alanda kullanılabilir.

PV modüllerinin verimliliği, güneş ışığını ne kadar etkili bir şekilde elektrik enerjisine dönüştürebildikleriyle ölçülür. Son yıllarda, bu verimlilik oranı önemli bir şekilde arttı ve aynı zamanda PV modüllerinin üretim maliyetleri de azaldı.

Güncel PV Modül Teknolojileri

Fotovoltaik modüller son yıllarda teknolojik olarak büyük bir evrim geçirdi. Güneş enerjisi sektöründe dikkat çeken bazı yeni teknolojiler:

  1. Yüksek Verimli Monokristalin Hücreler
    Monokristalin silikon hücreler, güneş enerjisi sektöründe en verimli modülleri üretmeye devam ediyor. Bu hücreler, tek bir silikon kristali kullanılarak üretilir ve daha fazla ışık emilimi sağlar. Son zamanlarda, bu hücrelerin verimliliği %22’nin üzerine çıkarak, daha fazla enerji üretimi sağlamakta. Ayrıca, bu tür hücrelerin daha estetik görünümleri, konutlarda kullanımını arttırıyor.
  2. Bifacial PV Modüller
    Bifacial yani çift taraflı PV modülleri, hem ön hem de arka yüzeylerinden güneş ışığını emerek elektrik üretir. Bu özellik, özellikle yansıtıcı yüzeyler (beyaz çakıl, su, vs.) üzerinde kurulan güneş enerjisi sistemlerinde verimliliği arttırır. Çift taraflı PV modüllerinin enerji üretimi, geleneksel modüllere kıyasla %30 daha fazla olabilir. Bu teknoloji, özellikle geniş alanlarda yapılan güneş enerjisi projelerinde çok tercih edilmektedir.
  3. Perovskit Tabanlı Hücreler
    Perovskit güneş hücreleri, fotovoltaik modüllerin geleceğini şekillendiren bir diğer önemli teknolojik gelişme. Bu hücreler, geleneksel silikon hücrelere göre daha düşük maliyetle üretilebiliyor ve yüksek verimlilik vaat ediyor. Perovskit hücrelerin verimliliği son yıllarda hızla arttı ve bu teknoloji, güneş enerjisi üretiminde daha ekonomik ve verimli çözümler sunma potansiyeline sahip. Bununla birlikte, uzun vadeli dayanıklılık ve çevresel etkiler üzerine yapılan araştırmalar hala devam ediyor.
  4. Esnek PV Modüller
    Geleneksel PV modülleri genellikle büyük ve sert yapıya sahipken, hafif ve esnek PV modülleri, daha farklı uygulama alanları yaratıyor. Bu tür modüller, binaların çatılarına, arabaların üzerine veya kıyafetler gibi taşınabilir ürünlere entegre edilebiliyor. Esnek paneller, özellikle sınırlı alanlarda ya da alışılmadık yüzeylerde enerji üretimi yapmak için büyük bir potansiyele sahip.

PV Modüllerinde Verimlilik Arttıkça Fiyatlar Düşüyor

PV modüllerinin verimliliği arttıkça, bu modüllerin üretim maliyetleri de önemli ölçüde düşüyor. Özellikle Çin ve Hindistan gibi ülkelerde üreticilerin sektöre girmesiyle, fotovoltaik modüllerin fiyatları yıllar içinde büyük bir düşüş yaşadı. Bu, güneş enerjisinin daha geniş bir kitleye ulaşmasını ve daha fazla evin, işyerinin güneş enerjisiyle aydınlanmasını mümkün kılıyor.

Çoğu ülkede güneş enerjisinin maliyetinin düşmesi, bu kaynağı cazip kılıyor. Sadece çevresel faydaları değil, aynı zamanda ekonomik faydaları da uzun vadede daha çok görünür hale geliyor.

Gelecekte PV Modüllerini Neler Bekliyor?

PV modülleri, daha verimli, dayanıklı ve ucuz hale geldikçe, güneş enerjisinin dünya çapında daha yaygın bir enerji kaynağı olma yolunda önemli adımlar atılacak. Elektrikli araçlar, akıllı şehirler ve sürdürülebilir yapılar gibi gelişen teknolojilerle birlikte, PV modülleri daha fazla yer alacak.

Şu anda en verimli ticari güneş panelleri yaklaşık %22 verimlilikle çalışmakta olan TOPCon panellerdir. Eşsiz boşluk doldurma kapasitesi, daha yüksek verimlilik sayesinde, TOPCon Güneş enerjisi teknolojisi önümüzdeki beş yıl PV sektöründe lider oyuncu olmaya devam edecek gibi görünüyor.

2025 yılı itibariyle, güneş enerjisi teknolojisindeki atılım, olağanüstü ışık emici özelliklere sahip bir malzemeye sahip, perovskit güneş hücreleri ile, potansiyel olarak %45'e varan verimliliklere ulaşarak bu sınırı daha önce görülmemiş seviyelere taşımayı hedefliyor.

Güneş panellerinin verimliliğini potansiyel olarak iki katına çıkaran bu ilerleme, güneş enerjisini daha uygun maliyetli ve çevre dostu hale getirmeyi vaat ediyor. Daha yüksek verimlilik aynı zamanda aynı miktarda güç üretmek için daha az panele ihtiyaç duyulması anlamına gelecek ve bu da güneş enerjisi çiftlikleri için alan ve malzeme gereksinimlerini azaltacak. Çevresel açıdan bakıldığında, artan verimlilik, güneş paneli üretimi ve kurulumu için daha küçük bir karbon ayak izine yol açacak, sera gazı emisyonlarını azaltmaya ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel çabalara katkıda bulunacak.

Hedef, fotovoltaik sistemlerin daha geniş alanlarda, daha düşük maliyetlerle kurulabilmesi ve böylece yenilenebilir enerji üretiminin yaygınlaşmasıdır. Teknolojik yenilikler, bu hedeflere ulaşmada en önemli araç olacak.

Sonuç : PV Modüllerinin Enerji Geleceğindeki Rolü

Günümüzde, fotovoltaik modüller, güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılması için temel bir araçtır. Teknolojik gelişmeler, bu araçların daha verimli, daha ucuz ve daha esnek olmasını sağlıyor. Hem bireysel hem de kurumsal düzeyde enerji tüketimini dönüştüren PV modülleri, yalnızca çevresel faydalar sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda ekonomik faydalar da sunacaktır.

Sürdürülebilir enerjiye geçişte büyük bir rol oynayan PV modülleri, gelecekte güneş enerjisinin daha fazla kullanımını mümkün kılacak ve dünya genelinde enerji bağımsızlığını pekiştirecek.

Solar Inverterler

İnverter Çeşitleri
On-Grid inverterler teknik olarak elektrik şebekesine bağlı olan inverterlerdir. Çift yönlü sayaç sayesinde üretilen elektrik şebeye verilir ve elektrik tüketimimiz ile mahsuplaşılarak fazladan olan üretimden para kazanma imkanı sağlayan inverter çeşitleridir. Bu inverterler ile oluşturulan sistemler elektrik kesintileri olduğunda şebeke güvenliği gereği ile üretimi durdurur.

Off-Grid inverterler daha çok şebekeden uzak ortamlarda tercih edilen sistemlerdir. Örnek olarak karavan, bağ evi, tekne vb. alanlarda oldukça yaygın olarak kullanılan sistemlerdir. Bu sistemlerin dezavantajı sisteme bağlı bir akü gereksinimi duymalarıdır ve buda maliyeti arttırır.
Hibrit inverterler tüm inverterler içinde belkide en avantajlı inverter çeşitleridir ve diğer inverterlere kıyasla maliyetleri biraz yüksektir. Bu inverterler güneşten enerji üretebildiği zamanlarda enerjiyi güneşten sağlarlar güneşin olmadığı zamanlarda ise şebekeden güç alarak sistemin durmadan güç vermesine olanak sağlayabilirler. 

Akıllı Tam Sinüs İnverterler

Akıllı tam sinüs inverterler, diğer tüm inverterlerin genel çalışma mantığında olduğu gibi doğru akımı (DC) alternatif akıma (AC) dönüştüren cihazlardır. Ancak, standart tam sinüs inverterlerden farklı olarak, akıllı inverterler gerçek bir sinüs dalgası oluşturarak AC çıkışlarını verimliliğini arttırarak düzenler. Bu işlev solar sisteme bağlı olan herhangi bir elektronik cihazın çalışması için gerekli olan doğru voltaj ve frekansı sağlar. Akıllı tam sinüs inverterler, birçok farklı uygulamada kullanılabilirler. Özellikle de hassas elektronik cihazlar ve motorlar gibi yüksek kaliteli güç kaynakları gerektiren cihazlar kullanıyorsanız sizin için ideal çözüm akıllı tam sinüs inverterler olacaktır.

Modifiye Sinüs İnverter

Evinizin yanı sıra, ofisinizde ya da kamp yaparken araç kullanırken yani mobil haldeyken sizin için en iyi çözüm modifiye sinüs inverterler olacaktır. Modifiye sinüs inverterler, diğer tüm inverterlerin genel çalışma mantığında olduğu gibi DC (doğru akım) elektriği AC (alternatif akım) elektriğe dönüştüren elektronik cihazlardır. Modifiye sinüs inverterlerin en temel ihtiyaç olarak öne çıkmasında geleneksel jeneratörlere alternatif bir çözüm olarak elektronik cihazlarınızın enerji ihtiyacını karşılamasıdır.
Fiyat uygunluğu, boyutu ve hafifliği sebebi ile Modifiye sinüs inverterler, tam sinüs inverterlere göre daha çok tercih edilmektedir. Modifiye sinüs inverterler ile ilgili karşılaşacağınız en büyük dezavantaj modifiye sinüs inverterlerde üretilen dalga formunun tam sinüs inverterlerde olduğu gibi mükemmel performans gösterememesidir. Bu inverterleri tercih etmeden önce kullandığınız cihazların modifiye sinüs dalga formunda çalışıp çalışmadığından emin olmalısınız.

Tam Sinüs İnverterler

Tam sinüs inverterler, bir DC kaynağından gelen akımı tam bir sinüs dalga formuna dönüştürmek için ilk olarak DC kaynağından gelen akımı yüksek frekanslı bir kare dalga sinyaline dönüştürür. Sonrasında kare dalga sinyalini bir filtreleme işleminden geçirir ve kare dalga sinyalini daha pürüzsüz bir dalga formuna dönüştürür. Bu işlemlerin sonunda DC (doğru akım) elektriği mükemmel bir sinüs dalga formuna sahip AC (alternatif akım) elektriğe dönüştürmüş oluruz.
Tam sinüs inverterler, evinizde, ofiste, kamp alanlarında veya araç içinde kullanıma birebir uygun olarak tasarlanmıştırlar. Tam sinüs inverterler, elektronik cihazlarınızın enerji ihtiyacını karşılamak için geleneksel bir jeneratöre alternatif bir çözüm sunar.

Depolama Sistemleri 

Güneş enerjisinin üretim teknolojileri arasındaki oranı arttıkça ve elektrik şebekelerine her geçen gün daha fazla miktarda güneş enerjisi girdikçe GES’lere depolama sistemlerinin eklenmesi zaruri hale gelmektedir. Ülkemizde de güncellenen yönetmelik ile birlikte 2025 yılında evsel, ticari-endüstriyel ve şebeke ölçeğinde daha fazla depolamalı GES’in kurulacaktır. Enerji depolama sistemleriyle birleştirilmiş güneş enerjisi, özellikle kamu hizmetleri, sağlık hizmetleri, veri merkezleri ve diğerleri gibi büyük ölçekli uygulamalar için çok önemli bir rol oynayacaktır.

Teknoloji geliştikçe yenilenebilir enerji kaynaklarının pil depolama sistemleriyle entegre olabilmesine olanak sağlıyor. Bu piller gündüz saatlerinde üretilen fazla güneş enerjisini depolayabilir ve talebin yüksek olduğu zamanlarda veya gece veya bulutlu günler gibi güneş enerjisinin sınırlı olduğu dönemlerde serbest bırakabilir. Güneş enerjisi artı depolama sistemi, şebeke istikrarını artıracak ve güneş enerjisinin elektrik karışımına daha yüksek oranda nüfuz etmesini sağlayacak.

Güneş enerjisi sistemlerinin sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için enerji depolama sistemleri büyük bir önem taşıyor. Küresel enerji depolama pazarının 2030'a kadar yıllık %21 artışla 137GW/442GWh'ye ulaşması bekleniyor. Lityum-ion pil teknolojisi, son yıllarda güneş enerjisi depolamada en yaygın kullanılan çözümlerden biri olmasına rağmen, daha yüksek verimlilik sunan NMC'den (Lityum Nikel Manganez Kobalt Oksit) LFP'ye (Lityum Demir Fosfat) geçiş de dahil olmak üzere pil teknolojisindeki gelişmeler depolama sistemlerindeki teknolojik gelişmeler ve maliyetlerin azalmasında önemli rol oynuyor. 

2025 yılıyla birlikte daha yenilikçi çözümler devreye girecek. Akış pilleri, lityum-ion pillerin yerini alacak teknolojiler arasında yer alırken, hidrojen bazlı enerji depolama sistemleri de enerjiyi depolama konusunda büyük bir potansiyel sunuyor. Bu yeni depolama çözümleri, güneş enerjisi üretimiyle depolama arasındaki verimsizliği ortadan kaldırmayı ve enerjiyi ihtiyaç duyulan zamanda kullanmayı mümkün kılacak. 2025 yılında da globalde evsel ve şebeke ölçekli depolamalı GES’lerin kurulumu artarak devam edecektir. 

LFP pil teknolojisi, teknolojideki gelişmelerden yararlanmaya hazırlanıyor. Batarya yönetim sistemleri (BMS) yapay zeka ve makine öğrenimi ile entegre edilmiştir. Bu son teknoloji sistemlerin, şarj ve deşarj döngülerini optimize ederek ve öngörücü bakımı mümkün kılarak akü çözümlerinin verimliliğini ve ömrünü önemli ölçüde artırması bekleniyor. Bu yenilikler olgunlaştıkça, enerji depolama sistemleri için LFP pilleri tercih edilerek daha fazla benimsenme ve sürdürülebilirlik sağlanır.
 

Proje ve Mühendislik Hizmetleri süreçlerinde yer aldığımız Yenilenebilir Enerji Projelerinde;

500+

Proje 7.120 MW Kurulu Güç

29.500+

GWh Üretim

18.270+

Milyon Ton/Yıl
Karbon Salınımı Önledik

345.000+

Adet Ağaç Kurtardık

Haberler
Blog